Soğuk bir Ekim günüydü.
Üşüyordu…
Bu sonbahar bir başka üşüyordu.
Balkondan bakarken; rüzgârın, son kalan yaprakları da dallarından kopardığını gördü.
Gülşen Hanım’ın soğuklarla birlikte romatizmaları da azmış ağrıların ağında kıvranıyordu. Ağrılar amansızca üzerine abandığı anlarda iki büklüm olur, buram buram terler, biraz sonra da üşür ve titrerdi.
Soğuk ve uzun kış geceleri, ağrılarla sabahlardı.
Çocuklarına;
“Vakti zamanında soğuk sulara [...]
